Prof. Dr. Mustafa Cevat Akşit Hocaefendi Hayat Dersleri e-Kitap 1. Bölüm
دُرُوسُ الْحَيَاة
Hayat
Dersleri
Birinci Ders · Besmele ile İşe Başlamak
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Hamd âlemlerin Rabbi Allah'a, salât ve selâm halkın en hayırlısı olan Efendimize olsun. Biz de her hayırlı işe olduğu gibi, hayat derslerimize besmele ile başlıyoruz.
Fihrist
İçindekiler
Sayfalar: alttaki oklar, klavyede ← → veya dokunmatik ekranda kaydırma.
Birinci Ders
Besmele ile
İşe Başlamak
İşe neden "Bismillah" ile başlarız? Besmelenin Kur'an ve sünnetteki yeri, mânâsı ve müminin hayatındaki faydası üzerine bir hayat dersi.
Birinci Ders
İşe Başlama Usulü ve Kur'an'daki Besmele
Bismillah diyerek işe başladım. Bu bir başlama usulüdür. Her milletin bir başlama tarzı, çeşitli durumlarda takınacağı bir tavrı olduğu gibi, biz Müslümanların da dinî kültürümüzden gelen bir başlama usulümüz vardır. Bugün sizlere İslam'da başlama usulünün ne olduğunu, dindeki yerini ve nerelerde bu usule riayet etmemiz gerektiğini anlatmaya çalışacağım.
Bu usul, Anadolu'muzda hâlâ bir örf ve âdet olarak uygulanmaktadır. En küçüğümüzden en büyüğümüze kadar, hatta bir fabrika ya da baraj açılışında bile, devlet büyüklerimizin konuşmalarından sonra "Bismillah, hayırlı olsun" dendiğini hepimiz görmüşüzdür. Peki bunun dindeki yeri nedir?
Müslümanlar olarak işlerimize böyle başlamamız bize Allah tarafından emredilmiştir. Kur'an-ı Kerim'de بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ âyeti vardır. Anlamı şudur: Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla başlıyorum. Okumaya, yazmaya ya da çalışmaya başlıyorsak, "Allah'ın adıyla başlıyorum" demiş oluruz.
Kur'an-ı Kerim'de iki türlü besmele vardır. Biri, Neml sûresinde Süleyman aleyhisselâmın Sebe Melikesi Belkıs'a yazdığı mektup dolayısıyla geçer; diğeri de sûrelerin başında, sûreleri birbirinden ayırmak için yer alan besmeledir.
Süleyman aleyhisselâm, peygamberliğinin yanında insanlara, cinlere, kuşlara ve hatta rüzgâra kadar uzanan büyük bir hükümranlığa da sahip kılınmıştı. Ordusuyla birlikteyken kuşlarını yoklamış, Hüdhüd'ün orada olmadığını görüp ona kızmıştır. Hüdhüd kısa süre sonra gelip demiştir ki: "Bana kızma; ben senin bilmediğin bir bilgiyi sana getirdim." Sebe ülkesine gitmiş, orada Belkıs adlı bir kadının devletin başında bulunduğunu ve halkının güneşe taptığını haber vermiştir.
Bunun üzerine Süleyman aleyhisselâm Belkıs'a bir mektup yazmış, mektubun başına besmeleyi koymuştur. Belkıs mektubu eline aldığında yanındaki vezirlerine, danışma heyetine şöyle demiştir: إِنَّهُ مِن سُلَيْمَانَ وَإِنَّهُ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ — "Bu mektup Süleyman'dandır ve o, Bismillâhirrahmânirrahîm ile başlamaktadır." İşte burada besmele, bir âyetin parçası olarak yer alır.
Bir de her sûrenin başında besmele vardır. Bu, sûreleri birbirinden ayırmak için indirilmiş müstakil bir âyet kabul edilmiş; ancak her sûrenin kendi âyeti sayılmamıştır. Nitekim imamlar Fâtiha'yı sesli okurken euzü-besmeleyi içlerinden okurlar; bunun hikmetlerinden biri de besmelenin Fâtiha'dan ayrı olduğunu göstermektir.
Birinci Ders
İlk Emir, Mushaf ve Hadis
Peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve selleme ilk nâzil olan âyet şudur: اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ — "Yaratan Rabbinin adıyla oku." Bu, Allah'ın adını anarak okumaya, yazmaya ve işe başlamak anlamında bir emirdir. Önce Peygamberimize, onun vesilesiyle de bütün Müslümanlara yöneltilmiş ilâhî bir uyarıdır.
Kur'an âyetleri iki kapak arasında bir araya getirildiğinde buna Mushaf denir; halk arasında Mushaf-ı Şerîf deriz. Onu açtığımızda ilk gözümüze çarpan ifade besmeledir. Allah celle celâlühû, Peygamberimize besmelenin ilk sûre olan Fâtiha'nın başına konmasını emretmiştir. Hangi âyetin hangi sûrede yer alacağı Allah'ın emrine göre belirlenmiştir; bunda Peygamberimizin şahsî bir dahli, kendi tercihi yoktur.
Böylece Allah, kelâm-ı ilâhîye besmele ile başlamış ve bize şu dersi vermiştir: "Ben kelâmıma besmele ile başladım; siz de kitap yazmaya, okumaya ve herhangi bir işe besmele çekerek başlayınız."
Bundan dolayı besmele çekmek hem Allah'ın emri, hem de Peygamberimizin sünnetidir. O, Kur'an okumaya, işine, aşına, yemeğine besmele ile başlamıştır. Ayrıca besmele çekmemizi bize tavsiye etmiş, hadîs-i şerîfte şöyle buyurmuştur: كُلُّ أَمْرٍ ذِي بَالٍ لَا يُبْدَأُ فِيهِ بِبِسْمِ اللَّهِ... Yani besmele ile başlanmayan her önemli işin sonu güdük kalır, bereketi eksik olur.
Öyleyse hayırlı bir işe girişiyor, ondan netice ve başarı bekliyorsanız, işin başında "Bismillâhirrahmânirrahîm" deyiniz.
Birinci Ders
Rahmân, Rahîm ve Besmelenin Faydası
Peki "Bismillâhirrahmânirrahîm" ne demektir? Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla demektir. Rahmân olan Allah, dünyada mümin-kâfir ayrımı yapmadan bütün insanlara merhamet eder; güneşini doğurur, yağmurunu indirir, rızık verir. Rahîm olan Allah ise âhirette mümin kullarına özel rahmetiyle muamele edecektir.
Biz "Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla başlıyorum" derken kalbimizden şunu geçiririz: Yâ Rabbi, beni yaratan, büyüten, rızık ve sağlık veren, akıl ve iman nimetini bahşeden sensin. Şimdi senin verdiğin bu nimetlerle işime başlıyorum; bu nimetin senden geldiğini itiraf ediyorum.
İşte besmele ile imanımızı tazeler, Allah'a olan güvenimizi teyit ederiz. Allah'a dayanan kimse sahipsiz kalmaz. Kur'an'da buyrulduğu gibi Allah, iman edenlerin dostudur, velîsidir: اللَّهُ وَلِيُّ الَّذِينَ آمَنُوا. Kendisine dayananları yalnız bırakmaz.
"Başlamak bitirmenin yarısıdır" derler. Buradaki başlama, Allah'a dayanarak, morali tam ve azimet sahibi olarak, kararlılık içinde başlamaktır. İnsan şöyle demelidir: Yâ Rabbi, sana güveniyorum; bana verdiğin nimetleri hayır yolunda kullanıyorum; bu işimde senden yardım diliyorum.
Besmelenin dünya hayatımızda da güzel faydaları vardır. Allah'a sığınan insanı Cenâb-ı Hak yalnız bırakmaz; ona yardım eder, işini rast getirir. Nitekim biz de Peygamberimizin emrine ve tavsiyesine uyarak hayat derslerimize besmele ile başlıyoruz.
Birinci Ders
Âlimlerin Tahlili, Euzü ve Ümmet-i Vasat
Âlimlerimiz besmeleyi tahlil etmiş, güzel bağlantılar kurmuşlardır. Derler ki: Bismillâhirrahmânirrahîm dört kelimedir — Bism, Allah, Rahmân, Rahîm. "Allah" lafzı, çoğunluğa göre ism-i a'zamdır; onunla yapılan duanın reddolunmayacağı bildirilmiştir.
Şeytan, Âdem'e secde etmeyi kibirle reddedince huzurdan kovulmuş, ardından: "Onların önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım" demiştir. Allah da ona kıyamete kadar mühlet vermiş, fakat: "Bana samimiyetle sığınan kullarıma gücün yetmeyecek" buyurmuştur. İşte âlimler, besmelenin dört kelimesiyle şeytanın bu dört yönden geliş kapısının kapatılacağına işaret ederler.
Sahâbeden Abdullah b. Mes'ûd radıyallâhu anh — İmam Ebû Hanîfe'nin fıkhında dayandığı sahâbe âlimlerinden biridir — besmele hakkında şöyle der: "Besmelede on dokuz harf vardır." Kur'an'da cehennem üzerinde görevli on dokuz melekten söz edilir: عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ. Buna işaretle, besmeleyi dilinden düşürmeyip onunla ünsiyet kuranı, her harfinin cehennem azabına karşı koruması umulur.
İnsan dilini besmeleye alıştırmalıdır. Nereye giderse gitsin "Bismillah" demeli; böylece "Rabbim, sana dayandım, bana düşeni yaptım, yardımı senden istiyorum" demiş olur.
Allah celle celâlühû bizi örnek bir ümmet kılmıştır: وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ أُمَّةً وَسَطًا — "Böylece sizi vasat, dengeli ve örnek bir ümmet kıldık ki insanlara şahit olasınız." Adalette, ilimde, çalışmada, iktisatta ve hayatın her alanında örnek olmakla yükümlüyüz; uydu değil, ilimde ve hayırda merkez olmalıyız.
Bir de Kur'an okumaya başlarken euzü çekeriz. Bunun dayanağı Nahl sûresi 98. âyettir: فَإِذَا قَرَأْتَ الْقُرْآنَ فَاسْتَعِذْ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ — "Kur'an okuyacağın zaman kovulmuş şeytandan Allah'a sığın." Önce euzü ile şeytanın şerrinden Allah'a sığınır, sonra besmele ile Allah'ın adıyla başlarız. Böylece kötülük yollarını kapatmış oluruz. Hoşça kalın, çok aziz ve muhterem seyirciler.
Kur'ân-ı Kerîm
Âyet-i Kerîmeler
إِنَّهُ مِن سُلَيْمَانَ وَإِنَّهُ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Şüphesiz o Süleyman'dandır ve o, "Bismillâhirrahmânirrahîm" iledir (Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla başlamaktadır).
اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ
Yaratan Rabbinin adıyla oku.
اللَّهُ وَلِيُّ الَّذِينَ آمَنُوا يُخْرِجُهُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ
Allah, iman edenlerin dostudur (velîsidir); onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır.
قَالَ فَبِمَا أَغْوَيْتَنِي لَأَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَاطَكَ الْمُسْتَقِيمَ ثُمَّ لَآتِيَنَّهُم مِّن بَيْنِ أَيْدِيهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْ أَيْمَانِهِمْ وَعَن شَمَائِلِهِمْ
İblis dedi ki: Beni azdırmana karşılık, ben de onlar için senin dosdoğru yolunun üzerine oturacağım. Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım.
إِنَّ عِبَادِي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ إِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاوِينَ
Şüphesiz benim (samimi) kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin yoktur; ancak azgınlardan sana uyanlar müstesnâ.
Kur'ân-ı Kerîm
Âyet-i Kerîmeler (devam)
عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ
Onun (cehennemin) üzerinde on dokuz (melek) vardır.
وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ أُمَّةً وَسَطًا لِّتَكُونُوا شُهَدَاءَ عَلَى النَّاسِ
Böylece sizi vasat (adil, dengeli ve örnek) bir ümmet kıldık ki insanlara şahit olasınız.
فَإِذَا قَرَأْتَ الْقُرْآنَ فَاسْتَعِذْ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
Kur'ân okuyacağın zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.
قَالَ رَبِّ اغْفِرْ لِي وَهَبْ لِي مُلْكًا لَّا يَنبَغِي لِأَحَدٍ مِّن بَعْدِي إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ
(Süleyman) dedi ki: Ey Rabbim! Beni bağışla ve bana, benden sonra hiç kimseye nasip olmayacak bir mülk (hükümranlık) ver. Şüphesiz sen çok bağışlayansın.
Hocaefendinin "benden sonra kimseye nasip olmayacak bir hükümranlık" ifadesi bu âyete telmihtir.Sünnet-i Seniyye
Hadîs-i Şerîf
كُلُّ أَمْرٍ ذِي بَالٍ لَا يُبْدَأُ فِيهِ بِبِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ فَهُوَ أَقْطَعُ
Besmele ile (Allah'ın adı anılarak) başlanmayan her önemli iş, güdük (bereketsiz) kalır.
Ebû Dâvûd, Edeb; İbn Mâce, Nikâh; Nesâî, Amelü'l-yevm ve'l-leyle — Ebû Hüreyre radıyallâhu anh'ten rivayet edilmiştir.Sözlük
Derste Geçen Kavramlar
وَآخِرُ دَعْوَانَا أَنِ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
"Duamızın sonu, âlemlerin Rabbi Allah'a hamd etmektir."
Hayat Dersleri · Birinci Ders
Hayat Dersleri
Prof. Dr. Mustafa Cevat Akşit Hocaefendi'nin sohbetlerinden derlenmiştir.
Editör
Furkan Mahmut Tameroğlu
← → ile sayfaları çevirin
